İçeriğe geç

İMLÂ ÇIKMAZINDAN ÇIKIŞ?…

 

Risâle-i Nûr’un bir vazîfesinin de, Kur’ân yazısını ve Dili muhâfaza olduğu hep dile getirilir.. Doğrudur.. Ama önce Risâle-i Nûr’un kendi dilinin muhâfazası gerekmez mi?…

Risâlelerin ilk yazıldığı ve basıldığı şartların imkânsızlıkları içerisinde meydana gelen sehivleri, nüsha farklılıklarını, imlâ yanlışlarını müsâmaha ile karşılamamak insafsızlık olur.. Pekî, bu kadar zaman sonra sehivlerin düzeldiğini, nüsha ve imlâ birliğinin gerçekleştirildiğini söyleyebilir miyiz?..

Ayni eserin farklı yayınevlerine âid nüshaları bir tarafa, ayni yayınevinin farklı baskıları karşılaştırılırsa demek istediğimiz dahâ iyi anlaşılacaktır..

Osmanlıca’da da imlâ mes’elesi hep olagelmiştir.. Ama yeniyazı ile kıyaslanamıyacak kadar düşük nisbette..

Sebep; alfabe yetersizliği ile berâber TDK’nın sık sık imlâ kāideleri ile oynaması şüphesiz. Ve tabîî, nâşirinden okuyucusuna lâkaydlık!.. Bugün basılan yeniyazı eserlerin imlâları 1957-60’larda basılanlardan dahâ düzgün müdür sizce?..

Bizim neslin ilkokulda olduğu 1950’lerde inceltme/uzatma işâreti “ ^ ” kullanılıyordu. Sonra kaç def’a kaldırıldı yeniden konuldu hatırlamıyorum!?..

Sâdece yedi sene ara ile TDK tarafından basılmış iki kaynaktan örneklendirelim…

“YENİ YAZIM KILAVUZU, 1981”den:
“1) Arapça, Farsça kökenli sözcüklerde /l/ ünsüzünden sonra gelen /a/ ve /u/ ünlüleri üzerinden düzeltme imi kaldırılmıştır:

selam, lakin, lazım, billur gibi.”

“2) Eski “nispet i”si ile yazılan sözcüklerden bu im kaldırılmıştır:

milli, siyasi, insani, iktisadi… gibi.”

 

Ayni kelimelerin “İMLÂ KILAVUZU, 1988”deki yazılışları:

“1) selâm, lâkin, lâzım, billûr, ..”

“2) millî, siyasî, insanî, iktisadî, ..”

 

Tut kelin perçeminden!…

Başka bir Dil ile bu kadar oynanmış mıdır, bilemiyorum?..

 

Durumu bir de Kur’ân harfleri ile yazılışları verilen birkaç kelimenin yeniyazı kaynaklardaki imlâları üzerinden görelim: (كعبه) , (لطيف) , (مغالطه) , (مبالغه

1*            (…)              lâtif          mugalâta          mübalâğa

2*           Kâbe            latif          mugalata          mübâlağa

3*           Kâbe            latif          mugalata          mübalağa

4*           Kâbe            lâtif          mugalâta          mübalâğa

5*           Kâ’be           lâtîf          mugalata          mübâlaga

6*           Kâbe            lâtif          mugalâta          mübalâğa

7*           Kâ’be           lâtîf          mugâlata          mübâlağa

8*           Kâbe            lâtif          mugalâta          mübalâğa

9*           Kâ‘be           latîf          mugālata          mübâlağa

         

Kanâatimce; “^”, yalnız “uzatma işâreti” olarak kullanılmalı.. İnce (l) sessizi ile başlayan hecelerdeki kısa ve ince okunan (a, u) seslilerine, (uzun okunan açık hecelerle karışmaması için) konulmamalı..

(ك)’le başlayan (ع)’la biten kısa-kapalı-ince hecelerde (“كعبه  Kâ‘be”de olduğu gibi) “^” işâretini kullanmaktan başka çâre görünmüyor!..

Bu vahîm vaz’iyet bir vâkıa olduğuna göre, asılları Osmanlıca olan Risâle-i Nûr Külliyâtı gibi eserleri, yâni kāmusumuzu, yâni nâmusumuzu nasıl koruyacağız?.. Ne gibi tedbirlerimiz var?.. “Neme lâzım ..” mı diyeceğiz?

Osmanlıca olarak kaleme alınan Risâle-i Nûr Külliyâtında hiç değilse TDK imlâsı yerine; “TDV İslâm Ansiklopedisi” veyâ “Safahât”10* da uygulanan imlâ tarzı dahâ uygun olmaz mı? Hattâ, asılları Osmanlıca olan eserlere mahsus imlâ esasları ve imlâ kılavuzu teşkil edilemez mi?..

Bir ara alfabeye 3-5 yeni harf eklenmesi gündeme gelmişti.. Fos çıktı!..

Osmalıca te’lif edilen eserlerin yeniyazıya çevrilmesinde yine Latin kökenli bu harflerden istifâde edilmesinde ne beis olabilir!?..11*, 12*

Muhterem Ekrem Kılıç, en köklü ve nihâî çözümü göstermiş:

“(…). Bu işin en kolay, en kestirme, en fâideli; hem de ma’nevî bakımdan nice istifâdemize medâr bir yolu var: Risâle-i Nûr Külliyyâtını aslî harflerinden, anlayarak okumak!”13*

 

Bilâl  TUNÇ

DİPNOTLAR:

1* Türkçe Sözlük, TDK, Cumhuriyet Basımevi, İstanbul, 1945.

2* Şevket Rado; Hayât Büyük Türk Sözlüğü, 1969. 

3* TDK Yeni Yazım Kılavuzu, 1981. 

4* TDK İmlâ Kılavuzu, 1988. 

5* Abdullah Yeğin; Yeni Lugat, Hizmet Vakfı, 1997.  

6* Mehmet Ünlü-Hüseyin Ünlü;  İmlâ Kılavuzu (Yazım Kılavuzu), Ünlü Yayınevi, 2001

7* Osmanlıca-Türkçe Lügat, Yeni Asya Neşriyat, 2001.

8* Bedîüzzamân, Sa‘îd Nursî, Sözler, 2004 (Genel İndeks).  

9* Teklîfimiz: 

Hâl-I hâzırdaki alfabe ile maalesef birçok kelimenin imlâsını doğru yazmak mümkün olamamaktadır. Bunlardan biri de (كعبه )’dir. (ك  )‘leri (K) ile, (ق)‘ları (Q) ile göstermek nisbî bir çâre olabilir. O takdirde (كعبه)’nin yeni yazı ile yazılışı, (Kâ‘be) değil, (Ka‘be) olur.

10* M. Ertuğrul Düzdağ; Safahat (Mehmed Âkif Ersoy), Yeni Asya Neşriyat, 2007.

11* Safure Cantürk, Sabah Gazetesi, 9.11.2013.  

12* Alfabede olmayan w, x ve q harfleri müfredata girdi. Haber, Cumhuriyet, 26.05.2017.  

13* Ekrem Kılıç; Dilimiz. http://risaletashih.org/dilimiz-ekrem-kilic/  (Erişim Târîhi: 3.11.2020).      

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir